Yeni İş Fikirleri Organik Gıda İşi Nasıl Yapılır?

Sponsorlu Bağlantılar

Yeni İş Fikirleri Organik Gıda İşi


Organik Gıda İşi
Dünyada organik tarım konuşulmaya 1930’lu yıllarda başlanmıştır. Bitki sağlığı ve çevre koşullarında yaşanan olumsuzluklar ilk defa o yıllarda farkedilmiştir. Doğanın gittikçe tahrip olmaya başlaması ve bunun dünyanın ekolojik dengesini altüst etmesi gittikçe hızlanmış ve bu durum bugün sadece gelişmiş ülkelerin değil her ülkenin ciddi bir sorunu olmaya başlamıştır.
Yeni İş Fikirleri Organik Gıda İşine Başlamak
Ekolojik dengenin bu şekilde bozulmasında tarımsal üretimde kullanılan kimyasal gübreler ve zirai ilaçlar büyük etkendir. Bu bilinçsiz ve dengesiz kullanım, bir yandan çevreyi tehdit ederken, diğer yandan insan ve diğer canlıların sağlığını da tehdit eder boyutlara ulaşmıştır.
Organik tarım ve organik gıda çalışmaları, bu çeşit tehlikelerin önüne geçmek amacı ile kullanılan alternatif bir yöntemdir. Ancak zamanla organik gıda yaklaşımı, bir yaşam felsefesi haline gelmiştir.
Biyolojik tarım veya ekolojik tarım olarak da ifade edilen bu çalışmalar, Avrupa Birliği tarafından yayınlanan 2092/91 numaralı Avrupa Birliği Organik Tarım Yönetmeliği kapsamında sürdürülmektedir.

Organik Gıda İşine Başlamak

Organik gıda işini belirleyen faktör, gelişmiş ülkelerde insanların talepleridir. Bu ülkelerde yaşayan insanlar bilinçli olarak tehlikenin farkındadır ve sağlıklı beslenmek ve sağlıklı bir çevrede yaşamak istemektedir. Oysa gelişmekte olan bizim gibi ülkelerde organik gıda işini belirleyen faktör ise organik tarımsal ürünlerin ihracatındaki talep artışıdır. Yani organik gıda işi için gelişmiş ülkeler, bizim gibi gelişmekte olan ülkeler için hedef pazar durumundadır.
Organik gıda üretiminin ilk başladığı zamanlarda, her ülke kendi uygulamalarını kendi belirlemişti. 1972 yılında Uluslararası Organik Tarım Hareketleri Federasyonu (IFOAM) kurulduktan sonra organik gıda çalışmaları daha sistematik yürütülmeye başlanmıştır.
Organik gıda işine başlanırken, öncelikle bu federasyon tarafından açıklanan şu kriterleri bilmek gerekiyor:
• Üretim yaparken sentetik kimyasallar kullanılmamalıdır
• Hastalık ve zararlılarla mücadele ederken, biyolojik, biyoteknik ve mekanik mücadele yöntemleri tercih edilmeleridir
• Toprağın daha verimli olması için sadece doğal maddeler kullanılmalıdır
• Tarımsal üretim yaparken, doğal kaynakların tükenmesine kesinlikle yol açılmamalıdır
Ülkemizde de organik gıda işi hızla büyümektedir ve önemli bir ihracat potansiyeline sahiptir. Ancak yine de organik gıda üretiminde diğer ülkelere göre geri sayılırız. Bunda, insanlarımızın henüz organik gıda konusunda yeterli bilince sahip olmaması da bir etkendir.
Buna rağmen organik gıda konusunda devletin çabaları yadsınamaz. Bu konuda Organik Tarım Kanunu ve Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik çıkarılmış ve organik tarım denetçi eğitimlerine başlanmıştır. Bu faaliyetler, organik gıda konusunda olumlu gelişmelerdir. Gelişmiş ülkelerin organik gıdaya olan talebi yükseldikçe, bizde de organik tarım gelişmeye devam edecektir.

Organik Gıda Sertifikası Almak

Organik gıda üretiminde temel prensip biyolojik çeşitlilik yaratmaktır. Biyolojik çeşitlilik korunduğu sürece ekolojik dengenin bozulması önlenebilir. Oysa geleneksel tarımda aynı ürün aynı toprağa yıllar boyunca ekilir. Organik gıda üretiminde biyolojik çeşitlilik yaratmak için belli prensipler uygulanır. Aşağıda sayılacak bu prensiplere ve organik tarım üretim tekniklerine uyularak üretim yapan firmalar, bu durumlarını kanıtlamak üzere bir belgelendirme kuruluşuna başvurup Organik Tarım Belgesi alabilirler.
Önce organik gıda üretim prensiplerine bakalım:
Doğa ile uyumlu olmak. Bölgenin ekolojik koşullarına uygun ürün seçmek, yaban hayatı korunmak, üretim tesislerinin doğal yaşama uygun olmasını sağlamak.
Kendine yeterli olmak. Bitkisel ve hayvansal üretimi hedeflemek, atık yönetimine önem vermek, enerji temininde yenilenebilir iç kaynaklara yönelmek.
Sürdürülebilir olmak. Topraktan daha fazla verim almak için ekim nöbeti uygulamak, ekonomik üretim ve işletme yöntemleri uygulamak.
Sağlıklı olmak. Üretimde zararlı kimyasallar kullanmamak, biyolojik birikim ve kalıntılardan kaçınmak, üretimin her aşamasında sağlığa önem vermek.
İzlenebilir olmak. Standartlara ve yasal düzenlemelere uyumlu olmak, bütün süreçlerin kayıtlarını tutmak, üretim aşamalarını kontrol etmek, belgelendirme kriterlerine uymak.
Belgelendirme kuruluşu, başvuru formunu aldıktan sonra bir sözleşme teklifi hazırlar. Sözleşme onaylandığı anda belgelendirme çalışmaları başlar. Denetçiler, ekim yapılan toprağın önceki yıllardaki nasıl kullanıldığını, üretim yapılan toprak ve ürünler için risk durumlarını, bu toprağın çevresindeki genel durumu ve yetiştirilen ürünleri ve tarımsal üretim için yapılan uygulamaları kontrol eder.
Denetim çalışmalarında bir olumsuzluk tespit edilmezse, üretici firmaya, organik tarım koşullarının karşılandığını gösteren Organik Tarım Belgesi verilir.

Organik Gıda Marketi Nasıl Kurulur

Sağlıklı olmak konusunda insanlar bilinçlenmeye başladıkça, organik gıda işi de gittikçe talep görmeye başlamıştır. Büyük marketler ayrı reyonlar açmaya hatta vitamin dükkanları açılarak organik ürünler satılmaya başlanmıştır. Bu durum yeni bir rekabet ortamı yaratmıştır.
Organik gıda marketi kurmak isteyenlerin dikkat etmesi gereken birkaç noktayı paylaşalım şimdi:
• Açılacak market için uygun bir yer seçilmeli. Yer başarılı olmanın önemli bir unsurudur.
• Uzun süre aynı yerde kalabilmek için uzun süreli bir kontrol yapılmalı.
• Marketin dıştan görünümü ve iç düzenlemesi için bir iç mimardan yardım alınmalı.
• Marketin çalışması ile ilgili resmi izinler ve ruhsatlar zamanında ve eksiklik çıkarılmalı.
• İşletmenin şekli, şahıs şirketi, otaklık veya limitet şirket gibi baştan uygun şekilde belirlenmeli.
• Vergiler açısından işletme şekline göre avantajlar ve dezavantajlar farklı olacağından mutlaka bir muhasebeciden görüş alınmalı.
• Ve en önemli nokta, markette hangi organik gıdaların satılacağına karar verilmeli. Bunun için organik gıda dağıtıcıları ile temas kurmalı. Fiyatlandırma, kredi ve teslimat koşulları baştan bilinmeli.
• Marketin, tedarikçilerin gözünde iyi bir noktaya gelmesi için, bir süre gerekli satın almaları karşılayacak yeterli miktar sermaye olmalı.
• Organik gıdaların fiyatları doğru belirlenmeli. Çok düşük tutulursa, kısa vadede kazanç sağlayabilir ama sabit giderleri ödemede sıkıntı yaratabilir. Çok yüksek tutulursa, beklenen sayıda müşteri gelmeyebilir.

Organik Gıdaları Pazarlamak

Market açıldıktan sonra, diğer en önemli için tanıtımdır. Uygun bir pazarlama, reklam ve promosyon yöntemi seçilmelidir. Her yöntemin kendi içinde artıları ve eksileri vardır. Bunları gördükçe izlenecek strateji değiştirilebilir.
Bu arada internet üzerinde açılacak bir sitesi, blog yazıları, hatta Facebook ve Twitter gibi sosyal medya hesapları tanıtım konusunda önemli adımlar olabilir.

Organik Gıda Satışı Yapılabilecek Ürünler

Ülkemizde organik gıda üretimi 1985 yılında üzüm, incir ve kayısı üretimiyle başlamıştır. Bugün toplam organik üretimin yüzde 39’u Ege Bölgesi’nde, yüzde 18’i Karadeniz Bölgesi’nde ve yüzde 13’ü İç Anadolu Bölgesi’nde yapılmaktadır.
Toplam organik gıda üretiminin hemen hemen tamamını ihraç edilmektedir. İhracatın yüzde 85’i Avrupa’ya yapılmaktadır.
Bugün için özellikle internet üzerinden yapılan organik gıda satışlarında, süt ürünleri, kahvaltılık ürünler, tatlılar, baharatlar, yöresel içecekler, yöresel gıdalar ve kuru gıdalar başta gelmektedir.

Sponsorlu Bağlantılar